Albert Einstein – Dünyamıza Bakış

Albert Einstein, yeryüzüne gelmiş, geçmiş en önemli bilim insanlarından birisi. Kafamdaki algısı tamamen bilime olan katkılarından ibaretti. Ancak gerek Nazi döneminde yaşaması gerekse yaşadıkları neticesinde fikri dünyasının da etkileyici olacağını tahmin ediyordum. Ama açıkçası bu kitabı okuyunca Einstein’in bir sosyolog, iyi bir yazar gibi bilimsel, toplumsal, dini ve sosyal konularda fikir sahibi olduğu ve bunları dile getirdiğini gördüm.

Atom bombasından, ülkelerin üstünde evrensel bir topluluğa, güncel olaylardan, geleceğe dair bir çok konuda yorumlar ve çözümler öne sürüyor. Öne sürdüğü çoğu şey günümüzde bile makul görülen ama gerçekleştirilemeyen çözümler.  Dünyaca ünlü bir bilim insanının hayat ve dünya hakkındaki fikirlerini anlamak açısından oldukça önemli bir kitap. Üstelik bir bilim insanı olmasına rağmen anlatımı oldukça sade ve anlaşılır. Tavsiye edilir.

Alıntılar öncesinde dikkatimi çeken başlıkları da yazıya eklemek istiyorum. Başlıklar şu şekilde: Dünyayı Nasıl görüyorum, Hayatın Anlamı, Bir İnsanın Gerçek Değeri, Zenginlik Üstüne, Bilim ve Din, Din Duygusu ve Araştırma, Tanrı Kavramının Sömürülmesi, Bilim ve Uygarlık, Bilim ve Toplum, Bilim ve Ahlâk, Bilimsel Gerçek Üstüne, Kişi ve Toplum, Niçin Sosyalizm, Bireysel ve Toplumsal Sorumluluk, İnsan Hakları, Zenci Sorunu, İnsanlık Sorunları ve Çözüm Yolları, Eğitim Üstüne, Eğitimin Önemi, Öğretim Özgürlüğü, Bağımsız Düşünce ve Eğitim, Düşünce Özgürlüğü, Aydınlara Bildiri, Freud’a Mektup, Savaşın Nedenleri, Sivil Savunma ve Barışseverlik, Barış için, Bilim Adamı ve Savaş, Dr. Einstein’ın Yanlış Düşünceleri, Sovyet Bilginlerine Cevap, Kırallar Gidince, Amerikan Sömürgeciliği, Ödenmesi Gereken Eski Borç

” İnsan kendi hayatında en anlamlı olan şeyi pek fark etmez, buna da pek şaşmamak. Balık bütün hayatınca içinde yaşadığı suyu bilir mi? Acı tatlı şeyler dıştan, zorluksa içten, kendi çabalarımızdan gelir. Ben çoğu zaman tabiatım beni neye zorlamışsa onu yapmışımdır. Bundan ötürü bu kadar sevgi ve saygı görmek mahcup ediyor insanı. Bana kin okları atanlar da oldu ama, bu oklar dokunmadı bana. Çünkü, hiç ilişkim olmayan bir başka dünyadan geliyordu bunlar. Genç yaşta insana acı gelen ama olgun çağda tadına doyum olmaz bir yanlızlık içinde yaşıyorum. ”

” Zenginlik Üstüne Şuna var gücümle inanıyorum ki, dünyanın bütün zenginlikleri ilerlemeyi gerçekten isteyen bir insanın elinde de olsa, insanlığı ileriye götüremez. Yalnız büyük ve temiz insanlardan örnek almak bizi soylu düşüncelere ve soylu işlere götürebilir. Para bencilliği çeker, ve ister istemez, kötüye kullanılmasına yol açar. Carnegie’nin para çuvallarıyla yüklü bir Musa, bir İsa, bir Gandhi düşünebilir misiniz? ”

” Karşı olan tutumumuz, bu insanlarla aynı memlekette yan yana yaşıyarak edindiğimiz bir takım kötü deneylerin sonucudur.» Şuna kesin olarak inanıyorum ki, böyle düşünen herhangi bir kimse uğursuz ve yanlış bir düşünüşün kurbanı olmaktadır. Atalarınız bu siyah insanları yerlerinden zorla sürükleyip getirmişler buraya; beyaz insan zenginlik ve rahat bir hayat peşinde koşarken, onları gözlerinin yaşına bakmadan ezmiş, sömürmüş, köle durumuna düşürmüştür. Zencilere karşı bugünün ön yargısı, bu yakışıksız durumu sürdürme isteğinin bir sonucudur. ”

” Biz dünyalıların ne garip bir durumu var! Burada kısa bir süre için bulunuyoruz. Niçin geldiğimizi bilmiyoruz, sezer gibi oluyoruz zaman zaman. Ama, çok derinlere gitmeden, günlük yaşam bakımından başkaları için var olduğumuzu biliyoruz; önce, bütün mutluluğumuzu gülümsemelerin eve rahatlarına bağladığımız kimseler için, sonra da, yakından tanımadığımız ama kaderlerine sevgiyle bağlı olduğumuz bütün insanlar için. ”

” Azla yetinmek gereğini duyuyorum ve çok kez başkalarına gereğinden fazla iş yüklediğimi düşünüp üzülüyorum. ”

” Sade ve kendi halinde bir yaşayış, beden ve kafa bakımından herkes için daha iyidir. ”

” Her birimizin davranışları, yalnız dış baskıların değil, içten gelen bir takım zorunlukların da etkisindedir. Schopenhauer’in «Bir insan istediğini yapar ama, istediğini istiyemez» sözü ta gençliğimde içime işlemiş ve gerek kendi hayatımdaki gerek başkalarının hayatındaki sıkıntılar karşısında sürekli bir avunma, tükenmez bir sabır ve hoşgörü kaynağı olmuştur. ”

” İnsan hayatının, genel olarak, yaradılışın anlamını ya da amacını araştırmak, nesnel bakımdan saçma gelir bana öteden beri. Bununla birlikte, herkesin davranış ve yargılarını yöneten bir takım ülküler vardır. Bu bakımdan, rahatlık ve mutluluğa, hiç bir zaman birer amaç gözüyle bakmadım. Böyle bir ahlaksal temel domuz sürülerine yaraşır daha çok. Yolumu aydınlatan, bana durmadan yaşama sevinci ve cesareti veren ülküler, İYİLİK, GÜZELLİK ve DOĞRULUK olmuştur. ”

” Nice insanların her gün ardına düştükleri mal mülk edinme, kolay başarı kazanma, süslü püslü yaşama, tâ çocukluğumdan beri tiksinti uyandırmıştır bende. ”

” Bütün bu bağlara karşı hiç eksilmeyen bir yabancılık ve yalnızlık duygusu beslemişimdir. Bu duygum yaşlandıkça daha da artmıştır, insan vahlanarak da olsa, başkalarıyla anlaşma ve uzlaşmanın bir sınırı olduğunu açıkça görür. ”

” Benim politik ülküm demokratik ülküdür. Herkes saygı görmeli ama, hiç kimseye tapılmamalıdır. ”

” Bir mızıkanın ardından sıra sıra yürümekten zevk alan kimseyi adam yerine koymam. ”

” Savaş ne kadar iğrenç, ne kadar aşağılık geliyor bana! Böyle yürekler acısı bir işe girmektense, dilim dilim kesilmeye razıyım. Buna rağmen, insanlara o kadar güvenim var ki, bence bu umacı çoktan yeryüzünden kalkmış olurdu, eğer okul ve basın yoluyla dünyanın çıkarcı iş çevreleri ve politikacıları halkların sağduyusunu sistemli olarak yanıltmasalardı. ”

” Hayatın sırlarıyla karşı karşıya gelmek, korku ile de karışarak dinleri yaratmıştır. Ulaşamayacağımız bir şeylerin var olduğunu bilmek, ancak en ilkel bir biçimde anlayabileceğimiz en derin aklın ve en parlak güzelliğin belirtilerini görmek, bu bilgi ve bu gerçek dindarlığın tâ kendisidir, işte bu anlamda, ve yalnız bu anlamda, derinden dindar olan insanlara katılıyorum. ”

” Bir insanın gerçek değeri, her şeyden önce, kendinden kurtulmayı, ne ölçüde ve ne yolda başardığına bakılarak anlaşılır.”

” İnsan bütün öbür canlılar gibi yaradılıştan gevşektir. Onu uyaran, dürtükliyen olmazsa, hemen hiç düşünmez, törelerine ve alışkanlıklarına uyarak bir otomat gibi yaşar. ”

” Yaşantılarımıza, çabalarımıza bakarsak, neredeyse bütün davranışlarımızın, isteklerimizin, başka insanların varlığıyla bağlı olduğunu görürüz. ”

” insanların yücelik duygusu ve bireysel haklar artık yeterince köklü değildi. Koyun sürüsü gibi kitleler, iki hafta içinde gazeteler tarafından öylesine bir heyecan ve telâşa düşürülebilirler ki, bu insanlar başta bulunan bu işlerle ilgili bir kaç partinin değersiz amaçları uğruna ölmek ve öldürmek için üniformaları geçiriverirler sırtlarına. ”

” İnsan, aynı zamanda hem tek başına, hem de toplumsal bir varlıktır. ”

” En sonunda ortaya çıkan kişiliği, kişinin gelişme sırasında rastgele içinde bulunduğu ortam, büyüdüğü toplumun gelenekleri, bir takım davranışlara verdiği değer de geniş ölçüde meydana getirir. ”

” Sözcüğünün arkasında saklı olan geçmişteki ve bugünkü milyonlarca insanın çabası ve yeteneğiyle yaşanır duruma gelmiştir. ”

” Kişilerin ya da azçok küçük toplulukların kendi kendilerine yettiği o insana uzaktan bir masal gibi gelen çağlar, bir daha geri dönmemecesine göçüp gitmiştir artık. Bugün insanlık dünya ölçüsünde bir üretim ve tüketim topluluğu olmuştur dersek, aşırıya kaçmış olmayız. ”

” İnsanların böylesine budanıp yıpratılması, bence, kapitalizmin getirdiği kötülüklerin en büyüğüdür. Bütün eğitim sistemimiz bu kötülüğün acısını çekiyor. Aşırı bir yarışma tutumu aşlanan öğrenci, ilerideki mesleğine hazırlık olarak, kazanma başarısına tapınacak biçimde yetiştirilmektedir. ”

” Böyle bir görüşün haklı olabileceğini sanmıyorum. Belli bir ülkede büyüyen bir kimse bir çok şeye olağan gözüyle bakar. ”

” Olup bitenlere karşı tutumumuz, büyük ölçüde, daha çocukken çevremizden, bilinçsiz olarak, kaptığımız düşünceler ve duygularla koşullanmıştır. Başka deyimle, soydan geçen yetiler ve özellikler yanında bizi biz yapan gelenektir. Bilinçli düşüncemizin, davranışımız ve inançlarımız üzerindeki etkisinin, geleneğin güçlü etkisi yanında, ne denli güçsüz olduğunu binde bir fark ederiz. ”

” Geleneği hor görmek saçma olur elbet, ama insanlar arasındaki ilişkilerin daha iyi olması isteniyorsa, insan aklının ve bilincinin gelişmesiyle birlikte, geleneği kontrol etmeye başlamamız gerekir. Gelenekte hayatımıza ve onurumuza zarar veren şeyleri düzeltmeye ve yaşayışımızı ona göre biçimlendirmeye çalışmalıyız. ”

” Herhangi bir insanlık sorununun ona doğrudan doğruya saldırmakla çözümlenebileceğine inanmıyorum. Ancak zamana dayanan bir eğitim yolu ve ayrı ayrı pek çok çabaların katılmasıyla insan koşullarının ağır ağır da olsa iyiye doğru değişeceğini umuyorum. ”

” Geçmişin en iyi insanlarını anmak, yaşayanlar arasındaki iyi niyetlilerin daha yürekli olmalarını sağlar. ”

” Ayrıca cehennem de iyi niyetlerle döşelidir. Kişilikleri yapan, duyular, söylenen şeyler değil, çalışma ve iş görmedir. Onun için eğitim yollarının en önemlisi her zaman öğrenciyi gerçek bir işe süreni olmuştur. ”

” Öğretmene mümkün olduğu kadar az zor kullanma hakkı vereceksiniz ve öğrencinin hocasına duyacağı saygının tek kaynağı onun insanlık ve düşünce değerleri olacak. ”

” Bir insanın değeri verdiğiyle ölçülür, alabileceğiyle değil. ”

” Okulda ve hayatta çalışmanın en önemli dürtkeni çalışma zevki, yaptığını görme sevinci ve alınan sonucun toplum için değerini bilmedir. ”

” İnsana bir uzmanlık öğretmek yetmez. Bununla insan, doğrusunu isterseniz, işe yarar bir makine olur ama, tam, eksiksiz bir kişilik kazanamaz. Elde edilmeye değer bir şeye coşkunlukla yönelmesi gerekir onun. Bir güzellik ve ahlâkça iyilik duygusu edinmelidir. Yoksa, insan uzmanca bilgileriyle, dengeli bir biçimde gelişmiş bir insandan çok, iyi eğitilmiş bir köpeğe benzer. ”

” Bugün işe girişmezsek, yarın geç kalmış oluruz. ”

” Gerçeği bulma özlemi sizde başka bütün özlemleri nasıl bastırıyor, şaşılacak şey. ”

” Savaşın ilkel insanların doğal bir görevi olduğunu söylemekle gerçeği abartmış olmayız. ”

” Günümüzün zehirlenmiş havası içinde insanların sağduyusuna seslenmek boşuna olur bence, insanlar neye lâyıksa onu elde ederler sonunda. ”

” Adımın atom bombası ile iki yoldan ilintisi var. Elli yıl kadar önce fizikte kitle ile erkenin eşitliğini bulmuştum, bu ilişki giderek atom gücünden yararlanma olanağını yarattı, ikincisi de, atom bombası konusundaki araştırmaların geliştirilmesi gerektiğini Başkan Roosevelt’e bildiren bir mektuba imza attım. Nazi yönetiminin atom bombasını daha önce kullanma tehlikesinin söz konusu olması yüzünden bunun gerekliliğine inanıyordum. “

Leave a Comment