Alexandre Dumas – Siyah Lale

Siyah Lale, Alexandra Dumas’ın okuduğum ilk kitabı. Bir lale yetiştiricisinin başından geçenleri konu edinen kitap siyaset, aşk, dram ve hayata dair çeşitli unsurlar barındırıyor. Siyasi anlamda çalkantılı günler yaşayan Hollanda’nın bir diğer konusu popülerleşerek kıymetlenen lalelerdir. Kitabımızın kahramanı Cornelius Van Baerle, bir şekilde bu iki gündemin ortasında bulur kendisini. Cornelius Van Baerle, babasının vasiyetine kulak vererek bir düzen kurmuş, mutlu mutlu yaşamaktadır.

Kitap, kahramanın mutluluğunu ifade eden şu cümlelerle başlar:  ” 1672 yılını gösterdiği zamanlarda Hollanda’nın Dört bölgesinde mutlu bir adam yaşıyordu. İş hayatına doktor olarak başlayan Cornelius Van Baerle, babasının ölümünden sonra mesleğini bıraktı. Van Baerle’nin babası tüccardı ve parasal bir sıkıntısı yoktu. Babası ölüm döşeğinde oğluna, “Mutlu ol” demişti. “Gün boyu büroda çalışmak mutluluk değildir. Sakın benim gibi tüccarlık yapmaya kalkışma. Sakin bir yaşamın olsun ve her şeyin ötesinde mutlu ol!..” ”  Babasının ölümünden sonra geniş bahçeli bir eve taşınarak değişik, yepyeni türde laleler yetiştirmek istiyordu.  Cornelius Van Baerle’nin komşusu Isaac Boxtel ise bu laleleri kıskanıyordu.  Sebebi ise Harlem Çiçekçilik Cemiyeti’nin açtığı yarışmadır. Harlem Çiçekçilik Cemiyeti kusursuz bir siyah lale yetiştirene büyük bir ödül vaat eder. Bu o ana kadar görülmemiş bir şeydir ve herkesin ilgisini çeker. Siyah laleyle ilgilenenlerden birisi de Cornelius Van Baerle’dir. Uzun süren çalışmalardan sonra üç tane siyah lale soğanı yetiştirmeyi başarır.  “Çok çalışkan bir adam olan Boxtel, Van Baerle’den nefret ediyordu. Bu nefreti sonsuza dek sürebilirdi. Boxtel, Van Baerle’nin kendi lâlelerinden daha güzel, daha değerli lâleler yetiştirmesini çekemiyordu.”  O günlerde halk tarafından pek sevilmeyen De Witte Van Baerle’nin evine gelerek ona ne olduklarını söylemediği bazı belgeleri saklamasını söyleyerek belgeleri vererek. Van Baerle bu belgeleri bir lale tohumu kutusuna koyarken komşusu teleskopla tüm olup bitenleri görmüştür. Bu olaydan bir süre sonra De Witte ve kardeşi halk tarafından hapisten kaçarken linç edilince komşusu bu olanları yetkililere anlatır ve Van Baerle hapishaneye atılır. Siyah laleyi ve dolayısıyla ödülü elde etmek için Van Baaerle’nin tohumlarını almak isteyen komşusu lale tohumlarını bulamaz. Yargılandıktan sonra idama mahkum edlir ama sonradan bu karar bozulur. Hapishane’de gardiyanın kızı Rosa ile tanışır. Rosa ile arkadaş ve sonrasında birbirini seven iki aşık olurlar. Bu esnadaki anlatımlar son derece naiftir. Rosa’nın tripleri ise ayrıca güzeldir 🙂

” – Çiçekleri sevdiğim için bana kızgınsın.

– Hayır. Onları sevdiğin için değil, benden çok değer verdiğin için üzülüyorum.  …  Sana yalnızca lâlenden söz edebilirim. Senin değer verdiğin tek şey bu…””

Van Baerle’nin yanına aldığı siyah tohumlarını Rosa ile paylaşır ve beraber büyütmeye başlarlar. O sırada siyah lale tohumlarının peşine düşen kötü komşu Boxtel hapishanerde Rosa’nın babasıyla ilişki kurar.  Hapishanede tanıştığı gardiyanın kızına yani Rosa’ya âşık olur. Onun yardımıyla siyah laleyi yetiştirirler. Boxtel’in bütün çabalarına rağmen ödülün sahibi Rosa ve Van Baerle olur. Van Baerle’nin suçsuzluğu anlaşılır ve özgürlüğüne kavuşur. Kitap ise güzel bir sürprizle son bulur.

Kitap çevirmen hataları ve konusu ile ortalama bir kitap. Anlatım da zayıf. Bir babanın çocuğuna masal anlatması gibi.  Hikayesi ve Hollanda’nın bir dönemi hakkında bir fikir sahibi olmak açısından güzel vakit geçirmek isteyenler için güzel bir kitap.

“Kötülük insan ruhuna bir kez yerleşti mi orada çok hızlı gelişiyordu.”

Ayağım güzel kahverengi toprağa basıyor. Ve başımı gökyüzüne kaldırıyorum. Ruhum, doğumumla birlikte cennetten geliyor. Ve ölümümle yeniden cennete gidiyor.”

Çok acı çekenler, mutlu olmaya en fazla hak kazananlardır.”

Ah,” dedi. “Mutlusunuz, benden daha mutlusunuz. Prensinizin hiçbir zaman olamayacağı kadar mutlusunuz. Ben Hollanda’nın büyüklüğünü düşünüyorum. Siz ise onun güzelliğini ve gerçek büyüklüğünü, çiçeklerini, güzelliğini düşlüyorsunuz.”

Leave a Comment