Atilla İlhan – Kimi Sevsem Sensin

Kimi Sevsem Sensin, yanılmıyorsam Atilla İlhan şiirlerini kitap halinde okuduğum ilk kitabı. Okumaya başlamadan önce başlığın da etkisiyle aşk şiirlerinin ağırlıkta olmasını beklerken neredeyse tüm şiirler ayrılık ve kavuşamadan türemiş gibiydi. Bir nevi “bütün bir ömür varılamayacak o liman” dizesi kitabı özetliyor.  Şiirler, ayrılığın ve kavuşamamanın ötesine geçip çaresizliğe dönüşmüş bir ruh halini anlatıyor gibi. Umutsuzluğu şu dizelerle de anlatıyor şair : “sevmek için geç ölmek için erken”.

Şiir kitabı olduğu için benim için yorumlamak biraz zor. Bu yüzden uzatmadan alıntılara geçiyorum.

” sevmek insanın yüreği kadar

küçükse büyüğünü taşıyamazsın

yalnızlığı da dene oldu olacak

nasıl yankılanır derinden derine iyi midir kötü mü çıkaramazsın.”  yalnızlığı denemek

“inanmakta geç sevmekte çabuktum ”  ” binlerce umuttan belki bir umuttum ” nasıl olduysa…

“kimi sevsem sensin / hayret

kapıların kapalı girilemiyor ” kimi sevsem, sensin…

” bu kız sevdiğim o kız değil

bir başka yüz takmışlar suratına

kendisiyle kavgalı sabah akşam

kirpikleri maviymiş dudakları mormuş ” yanılsama

” biter mi hiç insanın kendine soracakları ” “aranıyor”

” en büyük kumar ölmek hiç anlaşılamadan

yoksa deneyecek miyiz bu tatsız kumarı

kim kurtulmuş çiftlerin ağır yalnızlığından

biri öbürünün kazılmamış mezarı

çok gençtik belki ondan bunu kestiremedik

 

çiftin çifte yalnızlığı en büyük rezillik” çiftin çifte yalnızlığı

” bütün bir ömür varılamayacak o liman ” di’li geçmiş

1. birbiri olmak!..
“gece
ıssız bir mağazada
yapayalnız
iki kız
boy aynalarına girmiş
sessiz sedasız
yüzlerini değişeceklermiş
birbiri olmak için
hangisi hangisidir
artık anlayamadığımız

onlar mı yalan söyledi
aynalar mı yalan
yüzlerinden mi bıkmışlardı artık
yoksa
birbirine mi hayran
ne olursa olsun
neresinden bakılırsa bakılsın
artık tek bir şey kesin
bir daha çıkamayacaklar
girdikleri aynalardan

“…insan annesi ölünce anlar
içindeki çocuğun
hiç ölmeyeceğini
aklına geldikçe kahrolur
bunu anlamakta
neden
bu kadar geciktiğini…” -4. beykoza yolculuk

“Siz kimsiniz
yoksa kimsesiz misiniz
neden soğuk böyle
soluk benziniz
yoksa haftalardır
”Tecrit ” te misiniz
kapı duvar sağır
arayan soran yok
o dipsiz boşluğu
düşmekte misiniz?” -8 yoksa ‘Tecrit ” te misiniz

“hesap kitap
ne de olsa insanız
korktuğumuz da olmuştur
ne yalan söylemeli
diz çöküp ferane avlularında
soğuk duvar diplerine
çifte kelepçeyle cıgara içtiğimiz
peynir ekmek yediğimiz
meyyus ve düşünceli

hesap kitap
ne de olsa insanız
korktuğumuz da olmuştur
ne yalan söylemeli

mapusanede mehtap
bakır çalığı
küf yeşili
ay ışığında şakırtısı
idamlık teşbihlerin
uykusunda sayıklayanlar
hafızanın perişanlığı
çağrışımların seli

mapusanede gece
dışardakinden çok daha kalın
çok daha karanlık
fosforlu ve derin
sübyan koğuşu pejmürde
kadınlar koğuşu bitap
siyasiler vesveseli
mapusanede mehtap
bakır çalığı
küf yeşili

hesap kitap
ne de olsa insanız
korktuğumuz da olmuştur
ne yalan söylemeli” hesap kitap

 

Leave a Comment