Ayın Kelimesi : Pencere

2015 yılında Haftanın Konusu ismi ile başlayıp sonrasında Ayın Kelimesi olarak ismini değiştirdiğim bu bölümde önceki ay içerisinde ilgimi çeken bazı şeyleri paylaşmayı amaçlamıştım. Bi nevî ajandam olacaktı bu bölüm. Geçen sene her ay yazamadığım bu bölümü 2016’de daha düzenli ve değerli bir şekilde paylaşmayı amaçlıyorum. Bu bölümün vazgeçilmezleri olarak ayın kitabı, ayın filmi, ayın dizeleri, ayın tweeti ve bir tane de resim olacaktır. Bunun yanında ise kimi zaman bir şarkı kimi zaman bir kısa film  eklenecek bölümümüze. Bu ayın kelimesi olarak “Pencere” kelimesini seçtim. Bunun sebebi ise aşağıda belirteceğim bu ayın seçmelerinde pencerenin özel bir anlam ifade etmesidir. Pencere kelimesi tek başına sadece dört duvarın dışarıya açılan bir bölümü değildir. Odaya güneşin sızması, dışarıyla olan bağlantısıdır pencereler. Pencere farsça kökenli bir kelime olup Penc: beş ve  Re: yol kelimelerinin bir araya gelmesiyle türemiştir. Dört duvarın arasındaki beşinci yoldur Pencere.  Pencere ile ilgili seçmiş olduğum kitap, film, tweet, dizeler ve resimleri neden seçtiğimi ise aşağıda açıklayayım.

Ayın Kitabı : Sâdık Hidayet – Kör Baykuş : İran asıllı Sâdık Hidayet’in Kitabı olan Kör Baykuş bir kahramanın yaşantısı üzerinden aşkı, kavuşamamayı , yalnızlığı anlatıyor. Ve hikaye kahramanın bir şarabı almak için dolaba uzandığı anda pencereden ağacın dibinde bir ihtiyar ve kız görmesiyle başlar. Hikaye bu pencere’den başlar. Pencere imgesinin kullanıldığı diğer bir bölüm ise hasta kahramanın yan odasında iki pencere olduğunu ve bir tanesinin sokağa açıldığını ifade ettiği bölümdür. Yazarın dışarıyla bağlantısı, akıp giden hayata şahitliği bu pencere üzerinden olur. Kitap ilgili yazım şuracıktadır : Sâdık Hidayet – Kör Baykuş

Ayın Filmi : Mandalina Bahçesi : Estonya – Gürcistan ortak yapımı olan Mandalina Bahçesi yaşanan Gürcü-Abhaz savaşının ortasında kalan iki adamın mandalina bahçesinde geçmektedir. Evlerinin yanında yaralanan karşı taraflardan olan iki askeri evlerine alan Lembit Ulfsak’ın bu iki düşmanı aynı anda bir evde tutması işlenir. Onlara öğüt vermeden bir bilge uslubuyla yakınlaşmalarına önayak olur. Bu yakınlaşmanın zirve yaptığı, birbirlerini kolladıkları an ise bir pencere cereyan eder. Eve gelen askerler çeçen’i öldürecekleri anda gürcü asker pencereden ateş ederek yardımına koşar. Bundan sonrası bolca spoiler içereceğinden susuyorum. Ancak bu filmi önemli bulmamın bir sebebi de Lembit Ulfsak’ın iki düşmana barışın demeden, yaşadıklarını sorgulamadan birbirlerine yakınlaşmalarını sağlamaları. İzlenilesi güzel bir film.  Filmi izlemek isteyenler için link : Mandalina Bahçesi

Ayrıca bu filmin müziği de çok güzeldir ki dinlemenizi tavsiye ederim : Mandalina Bahçesi Film Müziği 

Ayın Dizeleri :  Orhan Veli Kanık – İçerde  şiirinden. Pencereyi bu ay seçmemdeki en önemli gerekçelerimden biri pencereyi görmenin kapısı gibi hayal etmem. Dışarıyı görmemiz için pencereye gitmemiz gerekir. Fazlasına talip olmak gibi bişeydir bu. Kimi zaman Kör Baykuş’daki gibi sokağı görürsün kimi zaman “Geçen kuşları görürsün hiç olmazsa”

” Pencere, en iyisi pencere;
Geçen kuşları görürsün hiç olmazsa;
Dört duvarı göreceğine. “

Ayın Tweeti :  Doğukan İşler’in . “Okumak, satırda kalmıyorsa sezadır. Değişmek, hayra tebdil değilse ezadır. Kitap, iki kapağın arasında sıkışıp kalmışsa fenadır.”   Yazarın ne kastettiği önemlidir elbet. Bu tweetin bende hissettikleri o kitabın arasından bir bakış açısı açmıyorsa yeni görüntüler, düşüncelere gebe bırakmıyorsa zihnimizi dört bir duvar gibi sadece içiyle sınırlı kalır. Önemli olan o kitabın bizi bir pencere gibi dışarıya açması, düşüncelerimizi havalandırması. Umarın yazarın kastettiğinden çok farklı bişey anlamamışımdır 🙂  Tweet’i Görüntüle

Ayın Resmi : Resim içinse diyecek bir sözüm yok. Resim kendisi konuşuyor nazarımda. Penceresiz kalıyor şehirler…

 

ocakkonusu

 

Leave a Comment