Atilla İlhan – Kimi Sevsem Sensin

Atilla İlhan – Kimi Sevsem Sensin

Kimi Sevsem Sensin, yanılmıyorsam Atilla İlhan şiirlerini kitap halinde okuduğum ilk kitabı. Okumaya başlamadan önce başlığın da etkisiyle aşk şiirlerinin ağırlıkta olmasını beklerken neredeyse tüm şiirler ayrılık ve kavuşamadan türemiş gibiydi. Bir nevi “bütün bir ömür varılamayacak o liman” dizesi kitabı özetliyor.  Şiirler, ayrılığın ve kavuşamamanın ötesine geçip çaresizliğe dönüşmüş bir ruh halini anlatıyor gibi. Umutsuzluğu şu dizelerle de anlatıyor şair : “sevmek için geç ölmek için erken”. Şiir kitabı olduğu için benim için yorumlamak biraz…

DEvamı

Ayın Kelimesi: Düşmek

Ayın Kelimesi: Düşmek

Yeni yılın ilk kelimesi: Düşmek. Geçen sene düzenli bir şekilde yazmaya başladığım ayın kelimesi yazılarını bu yıl da aksatmadan yapabilmeyi istiyorum. Bu yazıları yazmak bir sürekliliği gerçekleştirmenin keyfiyle beraber mutluluk da veriyor. Bu ayın kelimesi ayın kitabından dolayı Düşmek. Bu ay Tarık Tufan’ın Düşerken romanını okudum. Tarık Tufan, eskiden beri okuduğum, kendisini, insanlığını sevdiğim yazarlarından biri. Okumadığım kitabı kaldı mı emin değilim ama okumadığım varsa bile büyük çoğunluğunu okumuşumdur. Önceki romanı Şanzelize Düğün Salonu da…

DEvamı

Tarık Tufan – Düşerken

Tarık Tufan – Düşerken

Düşerken, Tarık Tufan’ın son kitabı ve ikinci romanı. Şanzelize Düğün Salonu’ndan sonra romancılığını daha iyi bir noktaya getirdiğini düşündüğüm Tarık Tufan’ın bu kitabı karakter oluşturma, kurgu ve kullanılan teknikler açısından oldukça başarılı bir kitap. Bir önceki romanında da hikayeye hızlı bir giriş yaparak başlayan yazar, Düşerken kitabında da bizi hızlıca hikayeye dahil ediyor. Çoğunluğu yolda geçen bu hikayenin tamamını arka koltuktan izliyormuşcasına hikayeyi gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Bunda Tarık Tufan’ın aynı zamanda senarist olmasının da etkisi vardır…

DEvamı

Albert Einstein – Dünyamıza Bakış

Albert Einstein – Dünyamıza Bakış

Albert Einstein, yeryüzüne gelmiş, geçmiş en önemli bilim insanlarından birisi. Kafamdaki algısı tamamen bilime olan katkılarından ibaretti. Ancak gerek Nazi döneminde yaşaması gerekse yaşadıkları neticesinde fikri dünyasının da etkileyici olacağını tahmin ediyordum. Ama açıkçası bu kitabı okuyunca Einstein’in bir sosyolog, iyi bir yazar gibi bilimsel, toplumsal, dini ve sosyal konularda fikir sahibi olduğu ve bunları dile getirdiğini gördüm. Atom bombasından, ülkelerin üstünde evrensel bir topluluğa, güncel olaylardan, geleceğe dair bir çok konuda yorumlar ve çözümler…

DEvamı

Bilge Karasu – Altı Ay Bir Güz

Bilge Karasu – Altı Ay Bir Güz

Altı Ay Bir Güz kitabı, Bilge Karasu’nun ölümünden sonra yayınlanmış uzun hikayede ya da roman diyebileceğimiz bir uzunlukta kitap.  Bilge Karasu, uzun bir süredir okumak isteyip, uslubu hakkında meraklandığım bir yazardı. Kütüphanede kitaplara göz gezdirirken bu kitap dikkatimi çekti. Bilge Karasu okumayı daha fazla ertelememek için hemen kitabı aldım.  Kitabı okurken bende uyandırdığı ilk his anlamlandıramadığım ama sürekli devam etmem gerektiği hissiydi. Olaylar karışık bile olsa hoşunuza giden bir yanı var. Açıkçası anlatım biraz karmaşık…

DEvamı

Anton Çehov – Besleme

Anton Çehov – Besleme

Anton Çehov, 1860 ile 1904 yılları arasında yaşamış Rus yazardır. Dünyaca önemli bir çok Rus yazarın yaşadığı bir dönemde yaşamış önemli bir yazardır. Tiyatro oyunları ve kısa oyunlar yazmış olan yazar aynı zamanda tıp doktorudur. Burada, wikipedia’da yazan, hoşuma giden güzel bir cümlesini aktarmak istiyorum. “Tıp benim yasal karım, edebiyat benim metresim.” Klasik kitapları okumadaki bir motivasyonum da o dönemleri yazarların dilinden okuyabilmek, anlamaya çalışıp tahayyül etmek. Gerek Avrupa yazarlarından, Gerek Rus yazarlardan okuduğum kadarıyla bize…

DEvamı

Güray Süngü – İnsanlığın Acayip Kısa Tarihi

Güray Süngü – İnsanlığın Acayip Kısa Tarihi

Güray Süngü, anlatımı, anlattıkları ile kendine has bir yer oluşturmuş bir yazar. Güray Süngü okurken ben de oluşan duygu bazı kısımlarda olaylar grift bir hale gelse de konu dağılmış gibi görünse de sonda etkileyici bir yere varacağını hissediyorum. Bu etkileyici sonlardan birisi Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı’nın finaliydi. İnsanın acayip kısa tarihi kitabı da benzer şekilde hafızasını kaybetmiş bir Adem’in bir yerlerden bir yerlere gitmesini ve sonunda etkileyici bir sonla hikayenin toparlanması şeklinde noktalanıyor. Kahramanın hafıza…

DEvamı

Ayın Kelimesi :Oda

Ayın Kelimesi :Oda

Yılın sonuna yaklaştığımız şu günlerde önceki senelere göre Ayın Kelimesi yazıları daha düzenli ve aksatmadan yazmaya çalıştım. Sondan ikinci ayın yazısı olan bu yazıya kadar da fena gitmedi sanırım. Bu yazıdan sonra sadece Aralık ayının yazısı kalmış olacak ki onu da aksatmadan paylaşabilirim umarım. Bu ayın kelimesi okuduğum ve izlediğim filmin bende uyandırdığı bir kelime oldu: Oda. Uzun süredir yanımda olan defalarca başlamama rağmen bir türlü bitiremediğim Virginia Woolf’un Kendine Ait Bir Oda  eserine yeniden…

DEvamı

Virginia Woolf – Kendine Ait Bir Oda

Virginia Woolf – Kendine Ait Bir Oda

Kendine ait bir oda, Virginia Woolf’un geçtiğim yüzyıllarda kadınların toplumdaki yerini akıcı bir anlatımla aktardığı bir eser. Kitap, 1928 yılı ekim ayında verdiği konferans bildirilerinin düzenlenmesi ile oluşan kadınların toplumdaki yeri, edebiyat ile ilişkisi, erkeklere göre yaşadıkları zorluklar ve kadının varlığı üzerine fikirlerinin toparlandığı bir eserdir. Virginia Woolf, kadınların toplumda değer görmemesinden, erkeklere oranla hiç bir şey yapmalarına müsaade edilmemesinden defalarca bahseder. Yaratıcı örneklerle bir noktaya gelmiş erkeklerin yerinde kadınlar olsa kadının yolculuğunu nasıl olabileceğini…

DEvamı

Aydın Boysan – Ne Güzel Günlermiş

Aydın Boysan – Ne Güzel Günlermiş

Aydın Boysan, televizyon programlarında ya da youtube videolarından bildiğim Türkiye’nin eski zamanlarını güzelce, hevesle anlatan bir insandı. Hafızam beni yanıltmıyorsa Serdar Kuzuloğlu’nun de kendisinden bahsetmesiyle bir kitabını almaya karar verdim.  Bu ara eski İstanbul’u anlatan, o eski İstanbul yaşamının gözümde canlanmasına olanak sağlayacak eserler, programlar ilgimi çekiyor. Aydın Boysan kitaplarını incelerken de bu kitabı dikkatimi çekti ilk olarak. Ne güzel günlermiş tam da eskiye duyulan hasreti canlandırdığı için bu kitabın beni Eski İstanbul’a götüreceğini düşündüm….

DEvamı
1 2 3 11