Fernando Pessoa – Anarşist Banker

Fernando Pessoa, 20.yüzyıl edebiyatının kült kişiliklerinden biridir. Huzursuzluğun Kitabı isimli kitabıyla tanıştığım Pessoa, düşünceleriyle ilgi çekici bir yazar olarak hafızamda yer aldı. Kitap ile ilgili notlarımı şu linkten okuyabilirsiniz. Kitabı da okumanızı tavsiye ederim.  Anarşist Banker, Pessoa’nın, sağlığında yayınlanan tek anlatısı. Ölümünden sonra farkına varılan bir yazar Pessoa. Anarşist Banker bir yemek esnasında sessizliği bozmak için sorulan bir soru ile başlar: “Sohbet can çekişerek ilerlemiş, artık bir ölü gibi aramızda yatıyordu” (sf: 7) diye aklından geçirir ve diğerine “Sadede gelecek olursak, geçenlerde bana, eskiden anarşist olduğunuzu söylediler…” Soruya verilen ve soran kişiyi şaşırtan cevap uzun bir konuşmanın fitilini ateşler. “Şimdi de anarşistim. “Yazar anarşist bir banker olmanın bir tezatlık içermediğini savunur. Bu konuda kendisinden emindir. Düşüncesini destekleyecek fikirleri ve yaşanmışlığı vardır.

 

İki arkadaşın sohbeti anarşizm anlayışını, burjuva toplumunu, proleter diktatörlüğünü ve kimi siyasi sistemleri eleştirir.

“Görevimi yerine getirdim diye, kendimi elimden geldiğince özgürleştirdim diye niçin beni eleştiriyorsunuz? Niçin ödevlerini yerine getirmediler diye onları eleştirmiyorsunuz?”

” Aptal biri olmadığımdan, derin bir tatminsizlik içindeydim, kaderime ve bana dayattığı toplumsal koşullara karşı derinden isyan duyuyordum.” s.11

” Doğal olan şey, içgüdüden kaynaklanandır; ve içgüdü yoksa, içgüdüye en fazla benzeyen şey alışkanlıktır. Sigara içmenin doğal hiçbir yanı yoktur, içgüdüsel bir ihtiyaç değildir; ama eğer alışkanlık edinilirse, sigara içmek, gerçekten içgüdüsel bir ihtiyaç olarak hissedilen doğal bir edim olur.  ” s.16

” tek farklılık, geçmişte yalnızca düşünüyordum, bugün ise hem düşünüyor hem de uygulamaya geçiyorum. ” s.22

“Şöyle ki dostum, birine yardım etmek onun yeteneksiz olduğunu kabul etmek olur ya da eğer yeteneksiz değilse, yeteneksizleştirmek ya da öyle olduğunu varsaymak olur. İlk durumda bu bir zorbalıktır, ikinci durumda ise küçümseme.”

Leave a Comment