Fyodor Dostoyevski – Uysal Kız

Uysal Kız, Dostoyevski’nin genç bir kadının intiharını konu alan bir kitap. Diğer kitapları gibi bu kitap da oldukça akıcı ve sahici, okuru olayın içerisine dahil eden bir kitap. Bir kadın ve rehineci arasındaki hüzünlü bir yaklaşma adım adım işlenerek okurda iz bırakan bir kitap. Kitap sinema sahnesinde akıp giden bir film gibi kimi zaman içerisine alarak kimi zaman ise dışarıdan izleyen bir göz gibi geçişlere dahil ediyor. Kitabın belli noktalarında kendinizi bir Zeki Demirkubuz filminde gibi hissedebilirsiniz. Tüm Dostoyevski kitaplarında olduğu gibi yine üslubu oldukça hoşuma gitti. Aşinası olsam da her defasında yeniden yazarın üslubunu seviyorum. Kitap, konusu itibariyle klasik denilen ve finalinde yavaş yavaş ölüme doğru ilerleyen bir çok kitabı anımsatıyor.

Dostoyevski’nin Suç ve Ceza kitabı ile beraber haberdar olduğum Rehinci işi bu kitapta tekrar karşıma çıktı. Bu sefer iyilik yaptığını sanarak genç bir kızı etkilemeye çalışan bir rehineci var karşımızda. Gazeteye iş arama ilanı verecek parayı bulmak için rehineciye gelen genç kıza bir süre sonra bu rehineci evlenme teklifi eder. Kendisini kız için bulunmaz nimet sayan, onu etkilemek için yazardan alıntılar yapan adamı kızın bu teklifi kabul edeceğine emindir. Ve çaresiz kalan kız, bu teklifi kabul eder. Ancak çaresizliğin getirdiği bu evlilik neticesinde kız intihar eder ve adam bu intihar üzerine düşünür.

Bu kitapta karakterleri suçlu ya da mağdur şeklinde konumlandırmak kolay değildir. Her karakterin farklı yönlerden anlatılması kimi zaman kızdığımız karaktere kimi zaman hak vermemize sebep olur.

“Bilmiyorum benden nefret ediyor muydu, etmiyor muydu? Nefret ettiğini sanmıyorum. Çok tuhaf neden bütün kış bir kez olsun benden nefret ediyor mu sorusu aklıma gelmedi?”
“Aksine benim gözümde öyle yenik düşmüş, öyle aşağılanmış, öyle ezilmiş bir haldeydi ki, her ne kadar arada bir onun aşağılanması düşüncesi müthiş hoşuma gitse de, bazen ona çok açıyordum. Eşit olmadığımız düşüncesi hoşuma gidiyordu.”

” Biz insanlar yeryüzünde yapayalnızız. İşte en büyük felaket burada. “

Leave a Comment