Gabriel Garcia Marquez – Kırmızı Pazartesi

Kırmızı Pazartesi güzel başlangıcı ve anlatımıyla Marquez’in çokça bilinip büyük övgüler almış kitabıdır. Kitap gerçek bir hikayeden esinlenmiştir.  Kolombiyalı yazar Marquez’in cocukluğunu geçirdiği kasabada gerçekleşmiş bir namus cinayetinden esinlenmiştir. Marquez, o cinayete tanıklık etmiştir. nın bir şehrinde işlenen (gerçek bir) cinayet anlatılır. Marquez, çocukluğunu geçirdiği kasabada gerçekleşmiş bir namus cinayetini konu alıyor. Yazar, olayları sadece anlatıcının dilinden ve bakış açısından aktarmıyor, röportaj ve farklı tekniklerle de anlatımı zenginleştiriyor. Röportaj tekniği sayesinde karakterlerin farklı bakış açılarından da olaya bakmamız mümkün oluyor. Anlatımdaki esas anlatıcı ise Santiago’nun bir dostudur. Olayın üzerinden yıllar sonra yazmaya başlamıştır.

” Santiago Nasar, onu öldürecekleri gün, piskoposun geleceği gemiyi karşılamak için sabah saat 5.30’da kalkmıştı. “En güzel roman başlangıçları arasında yer alan bu giriş kitabın sonunu okura söyleyerek anlatmaya başlıyor. – Güzel kitap başlangıçlarına değinmişken bu konuda çok başarılı bir başka kitap olan Kafka’nın Dönüşüm kitabını da hatırlayalım. –   Kendisi dışında herkesin bildiği ama engel olamadığı Santiago Nasar cinayetinin gerçekleşmesi anlatılır. Cinayetin sebebi bir önceki akşam düğünü yapılan Angela Vicario’nun bekaretinin bozulduğu söylenerek babasının evine bırakılmasıdır. Bunu kimin yaptığını soran kardeşlerine Angela Santiago Nasar’ın ismini söyler. Santiago Nasar’ı öldürmeye karar veren iki kardeş Santiago’yı öldürmek için aradıklarını karşılaştıkları insanlara söylerler. Kimi böyle bir cinayete ihtimal vermez, kimi ise Nasar’a ulaşmaya çalışır ama bunun için yeteri kadar çaba göstermez. Aslında Pedro ve Pablo Vicario kardeşler bu cinayeti birilerinin durdurmasını ister. Bu sebeple bıçağı gösterir; defalarca öldüreceklerini söylerler. Ancak kimse engel olmaz ve düğünle başlayan bir gecenin sabahında Nasar vahşice öldürülür. Cinayet sahnesinin tüm korkunçluğuyla anlatımı da ayrı bir ustalık eseridir. Kitap boyunca Angela’nın bekaretini bozanın Santiago olup olmadığı kesin olarak belirtilmez, zayıf bir ihtimal olarak kalır.

 

“Hiç kimse acaba Santiago Nasar önceden uyarılmış mıydı diye merak etmemişti, çünkü öyle olmaması imkânsız gelmişti herkese”

“İşte kız kardeşim Margot bu haberi o sırada tüm ayrıntılarıyla ve acımasızlığıyla öğrenmişti: Angela Vicario, yani bir gün önceki düğünle evlenmiş olan o güzel kız, ana babasının evine geri gönderilmişti, çünkü damat onun bakire olmadığını anlamıştı. “Sanki ölecek olan benmişim gibi hissettim,” dedi bana kız kardeşim. “Ama bu öyküyü enine boyuna ne kadar evirip çevirdilerse de, hiç kimse o zavallı Santiago Nasar’ın sonunda böylesine bir komploya nasıl olup da bulaştığını bana açıklayamıyordu.” Kesin olarak bildikleri tek şey, Angela Vicario’nun ağabeylerinin, öldürmek için onu bekliyor olduklarıydı. ”

“Oğlunu öldüreceklerini herkesin bilmesi, bir tek onun haberi olmaması haksızlık.”

” Her zaman ölüden yana olmak gerek,”

” Ellerinden felakete yol açmaktan başka hiçbir şey gelmeyen hayvan oğlu hayvanlar.”

” Aşk da öğrenilir.”

” Onun bu derece tedbirli davranması doğaldı, çünkü bir kadın için üzerinde gelinliğiyle bekletilmekten daha utanç verici bir talihsizlik olamazdı ”

“Duymak isteyen herkese başına gelenleri en küçük ayrıntısına kadar anlatıyordu, açıklığa kavuşmayan bir tek şey dışında: O da mağduriyetine neden olan gerçek kişinin kim olduğu, bunu nasıl, ne zaman yaptığıydı, çünkü aslında hiç kimse onun Santiago Nasar olduğuna inanmamıştı. Onlar iki ayrı dünyanın insanıydılar.  ”

” Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım”

Leave a Comment