Harper Lee – Bülbülü Öldürürken

Bülbülü Öldürmek, Amerikalı yazar Harper Lee’nin 1960 yılında yayınlanan kitap. Yayınlandıktan sonra okur tarafından büyük ilgi görmüş ve sonrasında yapılan uyarlama filmi de büyük ilgi görüp oscar kazanmıştır. Konunun günümüzde bile tam olarak netiecelenmemiş, sıkça dillendirilen ırkçılık olması ve anlatımdaki yalın dilin katkısıyla kitap günümüze kadar ulaşmış ve çok okunanlar arasındaki yerini korumakta. Kitap 1930’lu yıllardaki küçük bir Amerikan kasabasında gerçekleşen siyahi bir adamın beyaz bir kıza tecavüz iddiasını konu ediniyor. İlk başlarda konudan ziyade sanığın avukatı Atticus ve çocukları ile kasaba halkından bahsediliyor. İlk yüz sayfadan sonra ise anlatım bu dava çerçevesinde devam ediyor. Kitap,  Finch ailesinin küçük kızları Scout tarafından anlatılıyor. Henüz altı yaşındaki bir çocuğun dilinden anlatılması anlatıcının toplumsal ve bireysel sorgulamalarının da daha tarafsız ve yalın olmasını sağlıyor.

Kitabın baş karakterleri Scout Finch, Jem Finch, Atticus ve Dill’dir. En çok dikkat çeken karakter Atticus’tur. Babalığı, mesleğine ve kendisine saygısı ile mükemmel bir karakter olarak sunuluyor. Bu sunum onu süper kahramanmış gibi değil de sahici bir iyi insan olarak karşımıza çıkarıyor.

“Hepimiz biliyoruz ki, bazı insanların bizi inandırmaya çalıştıkları gibi insanlar eşit yaratılmamıştır… bazıları ötekilere göre daha zekidir, bazı insanlar doğuştan kazanılmış daha fazla olanağa sahiptir, bazı insanlar ötekilere göre daha fazla para kazanır, bazı kadınlar başka kadınlara göre daha iyi kek yapar… bazı insanlar pek çok başka insanın normal kapsama alanı içine girmeyen yeteneklere sahiptir. İnsanlar ancak tek bir durumda eşit yaratılmış kişiler haline gelirler – bir yoksulu Rockefeller Ailesi’nin bir ferdiyle, bir budalayı Einstein ile, cahil bir kişiyi bir kolej müdürüyle eşit gören bir tek kurum vardır. Bu kurum da, Baylar, hukuk kurumudur.”

“Yalnızca tek bir insan türü varsa, o zaman neden hiç geçinemiyorlar? Hepsi birbirine benziyorsa, niçin özel bir çaba harcayarak birbirlerini aşağılıyorlar, Scout, galiba bir şeyleri anlamaya başlıyorum. Galiba Öcü Radley’in bunca zamandır evden çıkmamasını anlamaya başlıyorum… Dışarı çıkmamak istediği için evde kalıyor.”

“İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.”

” “Dur biraz düşüneyim… bir kaplumbağayı kabuğundan çıkmaya zorlamak gibi bir şey bu. ”

” Okuma yetimi kaybetmekten korkuncaya dek okumayı asla sevmedim. Soluk alıp vermeyi sevmez ki insan. ”

” Sıfatları kaldırırsan geriye gerçekler kalır. ”

” Değişiklik olsun diye, kafanızla mücadele edin… öğrenmeye dirense de kafa denen şey iyi bir şeydir. ”

” Avınıza sessizce yaklaşırken acele etmemek en iyisidir. Hiçbir şey söylemeyin, adım gibi biliyorum ki meraklanacak ve ortaya çıkacaktır.  ”

” Aklı başında hiç kimse yeteneği var diye gururlanmaz. ”

” Başka insanların yüzüne bakabilmek için ilk önce kendi yüzüme bakabilmeliyim. Çoğunluğa bağlı olmayan tek şey insanın vicdanıdır.  ”

” Çapraz sorgulamada bir tanığa asla ama asla yanıtını zaten bilmediğiniz bir soru sormayın, bu benim daha ağzım süt kokarken öğrendiğim bir ilkeydi. Sorarsanız, çoüu kez hiö istemediğiniz bir yanıt alırdınız ve dava aleyhinize dönebilirdi. ”

” Daha başlamadan yüz yıl önce davayı kaybetmiş olmamız demek kazanmaya çalışmayacağız anlamına gelmez. ”

 

Leave a Comment