Sait Faik Abasıyanık – Son Kuşlar

“Edebi eserler, insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel bir dünyaya götürmeye yardım etmiyorlarsa neye yarar?” sorusunu soran insandır Sait Faik Abasıyanık. Son Kuşlar kitabı yazarın daha güzel bir dünyanın nasıl olacağına dair düşüncelerini öykülerinin satır aralarına yerleştirdiği bir kitap. Doğa, insan ilişkileri, şehir yaşamı gibi bir çok konudaki düşüncelerini ifade eder öykülerinde.

Toplam on dokuz öykü olan kitapta, öykülerin tamamına yakını Burgaz Adası’nda geçmektedir. Öykülerinde İstanbul’u kullanan bir İstnabul Öykücüsüdür Sait Faik.

Kitaptaki öykülerin on sekiz tanesi şimdiki zamanda geçmektedir ve anlatıcı bir hikâye dışında birinci tekil kişidir. Bu kitapta anlatıcı açısından en büyük fark yazarın diğer kitaplarında anlatıcı yazar harici biri gibi görünmekteyken bu kitapta anlatıcının Sait Faik’in bizzat kendisi olduğunun açık olmasıdır. Öykülerin ortamları ve kullanılan hikayeler de Sait Faik’in bu kitapta kendisine dair çok şey barındırıyor. Kitabın ilk öyküsü ve kitaba da ismini veren Son Kuşlar hikayesi adada tabiatın yok edilmesini ve sonucunda kuşların gelmemeye başlamasını anlatıyor. Sonrasında da benden hikayesi diyip bizi uyarıyor. “Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi.”  S.7 Sait Faik öykülerinde gözlemlerini sıkça aktarır. Bir deniz kenarına ya da bir kahveye oturup etrafı izler ve bunu yalın bir dille öyküsüne dahil eder.

Son Kuşlar öyküsü kitabın en güzel öykülerinden şüphesiz ama ben iki öyküye daha değinmek istiyorum : Haritada Bir Nokta, Dondurmacının Çırağı. Haritada Bir Nokta öyküsünden kahraman kendisini düzeltmek için ailesinin yanına döner. Şerefli ve namuslu insanların olduğunu düşünüyor. Ancak daha sonra balıkçıların yanında pay kısmındaki açgözlülükleri görünce daha fazla dayanamaz ve bir kağıt kalem bulup hemen yeniden yazmaya başlar. O meşhur yazmasam deli olacaktım cümlesi bu hikayede geçer.

“Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım.
Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum.
Ada ‘nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.” “Haritada Bir Nokta” adlı öyküden. S.73

 

 

Dondurmacının Çırağı‘da ise bir adamın dondurma çocuğuyla arkadaşlık yapmak istemesi anlatılır. Öyküde insanlara dair önemli gözlemler vardır. “Çocuklarla balığa çıkmak istiyorum. Dondurmacının iki çırağı ile akşamüstü dondurma yerken konuştuğum zaman deli divane oluyorum. Yalnız dondurmanın nasıl yapıldığını öğrenmek için onlarla konuştuğumu, ahbaplığımın yalnız bunun için olduğunu, bu kadar saf bir niyetten hareket ettiğimi söyleyecek değilim. Bu bapta hiçbir şey söyleyecek değilim: Yalnız şunu: Onlarla konuşmaktan haz duyduğumu söyleyeceğim.” S. 121

 

 

 

“ Sanki daha dün, daha birkaç senedir insanlığa doğmuş, çalışmanın zevkli bir şey olduğunu, insanı bambaşka ettiğini anlamıştı. Önünde daha çalışmak üzere beş on yüzyılı vardı.  ” Yaşayacak s.26

“ Para kazanmak, kokulu pis bir iştir ama, kokudan kokuya fark vardır. Kimi koku benimkisi gibi aşikardır, kimisi gizli.  ” s. 50

“ Ölesiye yalnız, ölesiye mesudum. İçim kalabalık çekiyor. Çocuklar istiyorum:  haşarı, sarışın, esmer, edepsiz… Seyahatler çekiyor içim .  ” Yandan Çarklı Hikayesinden s. 95

“ hiçbir şey seni sevmekten beni alıkoyamaz  ” s.97

“ Bıktım doğrusu artık, oturup insanoğlunun çektiğini, çekmediğini anlatmaktan. Bıkmaktan geçtim, anlatamadım. Yazdım, beceremedim.   …  Ne yapayım, benim zanaatım da bu, yazı yazmak. Yazı yazıp ekmek yemek. Yazmak demek, aklıma ne gelirse kağıda geçirmek değil elbet. Ama ben aklıma ne eserse yazan cinsindenim, ne yapayım ? ” Kırlangıç Yuvasındaki Kadın Hikayesinden

COMMENTS

Leave a Comment