Tarık Tufan – Beni Onlara Verme

Beni Onlara Verme, Tarık Tufan’ın kendisine has üslubunu derinden hissedebileceğiniz öykülerden oluşan bir kitap. Çoğu dergilerde yayınlanmış öykülerden oluşan kitap, adeta bir mahallenin insanlarını anlatıyor.  Tarık tufan, kitaplarını veya herhangi bir yerde yayınlanan yazılarını okumaya çalıştığım, üslubu ve derdi ile dikkatimi çeken yazarlardan. Kitaptaki çoğu öyküyü daha önce okumuş olsam da yeniden okumakta aynı etkiyi yarattı. Kitabı okurken yazar tek bir mahallenin farklı insanlarını farklı olaylarla bize aktarıyor gibi bir hisse kapıldım. Tüm canlılığıyla konuyu tüm hissiyatıyla aktarmak da önceki kitaplarında da oldukça başarılı olan yazar, bu kitabında da aynı sahiciliği yaşatmış. Ancak bir çok öykü ve sayfada kendimi şu notları alarken buldum: ” yargı cümleleri, mesajlar var; öykü diline yakışmayan basit cümleler var. ” Usta yazarın bu şekilde basit hatalar yapmasını kendimce bu öykülerin aylık, Tuhaf vb. gibi güncel dergilerde yazması olabilir diye düşünüyorum.

Öykülerin konuları, arabesk diye tabir edilebilecek müzik ve filmlerin konularına benzer. Sevip de kavuşamayanlar, güç yetiremeyenler, zor durumda olanların hikayesi. Ancak Tarık Tufan’ın dili, hikmetten bahsederken ki gibi sahiciliği ile bu öyküler klişeleşebilecek arabesk tadının ötesinde güzel birer öykü haline geliyor.

Yazar kitaba dahil midir sorusunu sorabiliriz çoğu zaman. Fakat bu kitapta bu soru daha çok akla geliyor. Öykülerin çoğunda yazarın kendisinin başından geçmiş diye düşündüm. Öykülerin ne kadarı gerçek ve yazarın başından geçti bilemeyiz ama yazar “Anlatmaya başlamadan evvel” isimli ilk yazı ve “Son söz niyetine” isimli yazılarında yazar kitaba, anlatılan öykülere ve kendi derdine dair bir kaç söz ediyor. O yazılar da oldukça ilgi çekici. Bu iki yazının özellikle okunması gerektiğini düşünüyorum.

” Yüzüne bakınca bir daha bakmaya fırsatın olsun diye Allah’tan ömür istediğin kadınlar vardır.  ” s.79

” İnsan sevdiği kadına yalan söyler mi? Söyler. İnsan sırf çekip gitmesin diye, sırf biraz daha onunla kalsın diye, sırf alıp başını giderken bir kerecik de olsa arkasını dönüp gözlerinin içine baksın diye, en büyük yalanları sevdiği kadına söyler. Aşk için ama sadece aşk için yalan söylemek de aşka dahildir. ” s.115

” Sana, gözlerinin içine bakarken söyleyemediğim şeyler söyleyeyim. ” s.155

” “ve dünyanın en güzel adresine taşındım, senin yanına” osman konuk ” s.159

” ” aklımdan çıkmıyorsun dedim

başka türlüsünü yorgunum anlatmaya”

cahit zarifoğlu  ” s.197

” Doktorlar kalp krizinden öldü dediler ama bütün mahalle biliyordu ki Kenan abi gururundan öldü.  ” s.220

“zor değil dedi kendi kendine. insanları anlamak zor değil. hepsinin de doğum izleri gibi karakter izleri var sağlarında sollarında. biraz dikkatli bakmak yeter. haritalara benzerler: ölçeklerinin nerede yazdığını bulana kadar korurlar esrarlarını. sonra bir güneş kadar bilinir hayatları. sarışınlara benzeyen hayatları. güzel ama aptal hayatları…”

 

Leave a Comment