William Shakespeare – Yanlışlıklar Komedyası

Benzer isimlerin karıştırılması neticesinde ortaya yanılgılar ve aldanmalardan ibaret olaylar zincirinin ortaya çıktığı bir kitap. Başlangıçtaki idamın yapılacak olması hüzünlü bir girişe neden olurken olaylar bir anda farklı bir boyuta evrilir. Yanılgılarla devam eden oyunun sonunda öğreniriz gerçekleri. Farklı şehirlerde büyümüş tıpatıp aynı ikiz kardeşin birbirleriyle karşılaşması ve kimsenin bunun farkına varmaması neticesinde tüm yanılgılar yaşanmıştır. Aynı zamanda bu ikizlerin uşakları da ikizdir. Bunun neticesinde de herkesin anlam veremediği gülünç olaylar, tartışmalar, boş yere dayak yemeler gibi olaylar gerçekleşir. Yüzyıllar önce yazılan bu kitap bir kere daha zaman değişse de insanlığın benzer problemler, benzer mutluluklar ve benzer uğraşlar peşinde hayatlarını sürdürdüklerini anladım.

Anlaşmazlıklar, karmaşıklıklarla beraber Shakespeare’nin güzel anlatımı kitabı başarılı bir hale getiriyor. Ayrıca geçmiş zamanları anlamak, o insanlar ve düşünce tarzları ile tanışmak adına da okunası, güzel bir kitap.

Duyarsız sabır! Hiç de şaşılacak bir şey değil,

Başka türlü olması için başka bir neden yoksa,

İnsan yumuşayabilir.

Felakete uğramış bir zavallının ağladığını görünce,

Ona susmasını öğütleyip sabır dileriz,

Ama aynı ağırlıkta bir acı bizim üstümüze çökse,

Onun kadar, belki de daha fazla, dizimizi döveriz.

Sense, seni üzecek taş yürekli bir eşin olmadığı için,

Bol keseden savurup yararsız sabır öğütleriyle

Yatıştırmaya çalışıyorsun beni.

Bir gün sen de benim gördüklerimi görecek kadar yaşarsan,

Bak o budalaca sabır öğütlerinden eser kalacak mı o zaman!

” s.13

Ben evde tatlı bir bakışın özlemiyle tutuşurken,

O gidip oynaşlarını memnun etsin…

Yaşlanmak, alıp götürdü mü zavallı yanaklarımdan çekici güzelliği?

Eğer öyleyse, onu ziyan eden kendisidir.

Sohbetim mi can sıkıcı? Yoksa zekâm mı körlendi?

Eğer konuşmamda hazır cevap, nükteli değilsem,

Onu körleten mermerden daha katı olan davranışıdır.

Başka kadınların süslü kılıkları onu avlıyorsa,

Kabahat bende değil, hükmeden odur bana.

Onun beni yıpratmadığı bir tek şey gösterebilir misin acaba?

Çirkinleştimse, nedeni odur.

Solan güzelliğimi onun sıcak bir bakışı hemen canlandırabilirdi.

Oysa azılı bir geyik gibi çiti parçaladı, yuvasından uzakta otlanıyor.

” s.15

” Bir iftira başka iftiralar doğurur,

Bir yerleşti mi sonsuza kadar orda kalır. ”  s.33

LUCIANA

Kocalık görevinizi bu kadar unutmanıza ne demeli?

Daha aşkın baharında Antipholus aşk filizlerini

Kurumaya mı bıraktı?

Henüz başlayan aşkınız bu kadar mı yıkıcı?

Yok eğer kardeşimle zengin olduğu için evlendinizse,

O zaman da, hiç olmazsa servetinin hatırı için,

Daha iyi davranın kardeşime.

Gözünüz dışarıdaysa, gizlice yapın bunu,

Günah dolu aşkınızı maskeleyin körletici bir görünüşle,

İzin vermeyin kardeşimin gözlerinizi okumasına,

Diliniz bu utancınızın sözcüsü olmasın.

Tatlı bakın, kibar konuşun, süsleyin sadakatsizliğinizi,

Kötülüğü öyle bir kılığa sokun ki erdeme benzesin,

Görünüşünüz iyi olsun, yüreğinizde kötülük de olsa.

Öğretin günahınıza aziz tavrı takınmasını,

Gizli sadakatsiz olun, ne gerek var onu duyurmanıza?

Yaptıklarıyla övünen saf bir hırsız var mıdır?

Hem yatağınızı ihmal etmeniz,

Hem de bunu gözlerinizle ele vermeniz,

İki katına çıkarır suçunuzu.

İyi yönetilen ayıp bile yapaylıkla dolu bir söylenti olur.

Kötü söz, kötü hareketleri iki kat ağırlaştırır.

Ah biz zavallı kadınlar! Kolayca kanan bizleri

Yalnızca sevdiğinize inandırın yeter,

Kolunuz başkalarında da olsa, bize gösterin giysinizin yenini,

Sizin bir hareketinizle biz size döneriz,

Bizi kolayca etkileyebilirsiniz.

Sevgili enişte, içeri girip kardeşimi yatıştırın,

Karım diyerek onu sevindirin.

Sahte bir sevginin tatlı soluğu kavgayı engelledikten sonra,

Yalan söylemek kutsal bir dinlence olur.

SİRAKUZALI ANTIPHOLUS

 

Tatlı bayan, – size hangi adla hitap edeceğimi bile bilmiyorum,

Benim adımı bilmenizi de şaşkınlıkla karşılıyorum –

Bilginize ve güzelliğinize bakılırsa

Siz bir dünya harikasısınız, hatta bu dünyadan bile olamazsınız.

Sevgili bayan, düşünmeyi ve konuşmayı öğretin bana,

Yanılgılar içinde şaşkınlığa boğulmuş olan,

Zayıf, sığ, kaba saba dünyasal algılarımı aydınlatın,

Kandırıcı sözlerinizin gizli anlamını açıklayın.

Anlamıyorum, ruhumun doğru gerçeğine karşı,

Beni bilmediğim yerlere çekmek için

Neden bu kadar çaba harcıyorsunuz?

Siz bir tanrıça mısınız? Beni yeniden mi yaratacaksınız yoksa?

Öyleyse değiştirin beni, boyun eğmeye hazırım gücünüze.

Ama ben bensem, çok iyi biliyorum ki,

Ağlayan kız kardeşiniz karım değildir,

Ona ne yatağını borçluyum ne de sadakati,

Dahası, işin doğrusu, asıl size ilgi duyuyorum,

Büyüleyici kadın, ablanın gözyaşı selinde boğulmam için

Beni tuzağa düşürme türkülerinle,

Türkünü kendin için söyle deniz perisi,

Çılgınca aşık olayım sana.

Ser altın saçlarını denizin gümüş dalgaları üstüne,

Bir yatakmış gibi üzerlerine uzanayım,

Bu olağanüstü hayal içinde,

Böyle ölebilen ölümle çok şey kazanır diye düşüneyim,

Aşkın ışığı sönerse eğer, bırakın yok olsun gitsin!

Leave a Comment