Yusuf ile züleyha

Nerede ki devlet ve muhabbet var,nerede ki hal var makam var,orada kıskançlık vardır.Bu yüzden canım oğul,ey benim Yusuf’um oğul,hiç kimseye hele ki kardeşlerine hiç,hiçbirşey söyleme. Baktın ve konuştun ya benimle artık yitmem,eskimem.Lakin güzelliğin denizinde yekta inci iken sen,benim gibi yoksul bir bedevi sana ne verebilir ki ?Sende olmayan ,bende  ne olabilir ki ? Her kötülük bir mantıkla başlardı nasılsa. Hüznünü rabbine şikayet etti de Rabbinden hiç şikayet etmedi. Yani ki Yakub çok ağladı ama sabrederek,teslim olarak ağladı.Ama Sabır acıya mani değildi.

aşk benim hakkım,

aşkın hakkımız olmayanı istemek anlamına geldiğini bildiğimden bu hak ediş,

çünkü bu aşk benim yazgım,

çünkü kutsal kitaplarda zikredilecek benim adım.

Yükselmek için düşmek,arınmak için kirlenmek,çıkmak için batmak lazım.

yeniden doğmak için ölmeli insan bir kere,

ruh olmak için teni yakmalı kadın

ve suyun serinliğini bilmek için ateşe düşmeli kadın.

Vurucu,kavrayıcı ve kuşatan ,durmayan,koşan,

böyle yazılmış benim yazgım,kutsal kitaplarda böyle geçecek adım,

yazgıma nasıl baş kaldırırım?

Yapılabilecekleri bildiğim halde yapamadığım gibi

Bundan böyle sözcük dağarcığım Yusuf’un dilinden dökülen sözcükler kadardır.

Görmekten sonra görülmek aşkın ikinci kademesiydi.

Herhalde zamanı vardı Aşkın bir adı da sabırdı.

O sana bakmıyorsa sen onun baktığı yerde olursun.O gelmiyorsa sana,sen onun gittiği yerde durursun.

“Senin kaderin benim tecellim”,kaderimde zindan varsa,Yusufluğun su götürmez benim

Her zaman olupda şimdi olmayan bir şey,

her zaman galip de şimdi gelmeyen şey.

Yusuf anladı ki yitirmek gibi bulmanın da zamanı vardır.Ve zaman yakındır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir