Murat Menteş – Ruhi Mücerret

Ruhi Mücerret İstiklal Savaşına katılmış ve hala hayatta olan tek gazi olan Ruhi Mücerret’in yaşadıklarını anlatıyor. Kendisi 100 yaşında. Ölümü bekleyen, mezar taşına yazılmasını istediği cümleleri sürekli vurgulayan ama sapasağlam olan bir karakter. 100 yaşındaki Ruhi Mücerret, hayatta olan tek gazi olduğu için Türkiye’nin dört bir tarafındaki kurtuluş günü törenlerine katılıyor.

Olaylar farklı karakterlerin ağızlarından bölüm bölüm anlatılıyor. Her bölüm alıntıyla başlayan birkaç sayfalık alt bölümlerden oluşuyor. Birbirinden uzak görünen karakter finale doğru bir kurgunun köşebaşı elemanları olduğunu görüyoruz.

Eser, modern çağın bir sorununu ele almakta. Her yerde maruz kaldığımız :Reklamlar.   Ruhi Mücerret’in diyalog ve bölümlerinde sık sık marka isimleri geçmektedir. Başta garipsenen bu durum sonradan karakterin seçiminden, olayın kendisine kadar zekice düşünülmüş bir kurgunun parçası olduğunu görüyoruz.

Kitapta klişe olmanın yamacına yaklaşmış ama kitaba güzel bir tad veren tekrarlar da var. Ruhi Mücerret’in mezar taşına yazılmasına istediği, her defasında değişen, cümleler; Civan Kazonava’nın icat edilmeseydi ben icat ederdim kalıpları da bu şekilde. Her bölüm için seçilen alıntılar da yerli yerinde olmuş.

“Aşk, gençlerin oynadığı fakat ihtiyarların bildiği bir oyundur. ” s.47

” İstanbul bir yandan senin rüyalarını çalar, öbür yandan sana hayaller hediye eder.  ” s.59

” Umut, gerçeklerle; umutsuzluk ise hayatla bağını gevşetiyor insanın. ” s.87

” Dünya, ahretin içindedir.” s.91

” Bazen kötüler, nadiren iyiler kazanır. Çoğunlukla herkes kaybeder. ” s.129

” Ne zaman düşünmeye başlasam kafam karışıyor. ” s.280

” En büyük dertler ve belalar, kabul etmediğimiz hatalarımızdan kaynaklanır.” s.283

” Iskalanan aşklar, yaşananlardann daima daha çoktur. ” s.294

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir