Tolstoy – Hayata Dair Düşünceler

Bilim insanlarının düşüncelerini ve çalışma şekillerine dair fikirler beyan eder. Sadece saf bilim ve akli kıyas ile hakikate ulaşmanın mümkün olmadığını beyan eder. Vicdan, ölüm korkusu, aşk, akıl ve hayat gibi bir çok konuda üç dört sayfalık yazılardan oluşan kitap dini temellendirmeler yaparak kurgulanmış. Tolstoy’un hayat hikayesini, kaçışlarını anlayabilmek açısından önemli bir kitap.

 

” İnceleme-araştırma ve tecrübe olmaksızın yalnız akli kıyas ile hakikate ulaşmanın mümkün olmadığına ben de eminim. Böyle bir yol insanı hataya götürür.  ” s.13

” Bilim alanındaki bu safdiller insanları dikenli bir çöle sürüklemekle insanların en değerli hayat sermayeleri olan hislerini boşu boşuna öldürmekte ve geleceğin sahipleri olan yeni nesli, zahiren insaniyete hizmet görünen, fakat aslında Kifi Mevkiyeviç’in fillerinden farksız olan pek beyhude ve faydasız bir faaliyet sahasına sürüklemekle geleceğin mutluluk ümidini de mahvetmektedir. ” s.15

” Gözü olan bir kişi, her gördüğü şeyi tanır ve belirler. Körün bilebildiği ise çarptığı yerden ibarettir.  ” s.30

” Hayatın benim bildiğim gerçek kanunu, birbiriyle boğuşmak değil, birbiriyle karşılıklı yardımlaşmada bulunmaktır.  ” s.89

” Tarih bize gösteriyor ki, beşer toplumun ilerlemesi, fertler arasındaki mücadele ve çekişmeyi arttırmakla değil belki ahenksizliği, ayrılık ve gayrılığı ortadan kaldırmakla vücuda gelebilir.  ” s.91

” Sevmek… Ama kimi sevmeli ? Gelip geçici olursa elemlerine değmez… Ebedi aşk ise imkansızdır*

İşte bu sözler, ümitsizliğe düşmüş ve bozulmuş bir vicdanın duygularının ifadesidir. ” s.107

” Aşkın gelecekle bir ilgisi yoktur. Aşk, yalnız  ve yalnız içinde bulunulan zamana ait durumdur. Aşkı içinde bulunulan zamana ait durumdur. Aşkı içinde bulunulan halde hissetmeyen bir adam aşka sahiptir.  ” s.112

” ” Kendi hayatını korumaya çabalayan, onu kaybeder. Hayatını benim uğrumda kaybeden ise ancak o zaman hayatına hakkıyla kavuşmuş olur ” düsturunu hayatlarında bütüncül bir kural edenlerdir ki bu gerçek aşka gerçekten mahzardırlar. … Eğer sizi sevenleri seviyorsanız, bu, sevgi değildir. Siz, sizden nefret edenleri, düşmanlarınızı sevmeye gayret ediniz.  ” s.115

” Gerçek aşk fidanı, zayıf ve nazenindir. Fazla hırpalanmaya dayanamaz. Daha iyi hale getirme amacıyla insanlar tarafından onun üzerinde yapılan herhangi bir işlem, onun için hep zararla sonuçlanır. Onun yalnız bir şeye ihtiyacı vardır, o da akıl ile kendisi arasında hiçbir perde bulunmamasıdır.  ” s.123

” Benim hayatım; benim iyiliğe yönelik olmamdır.  ” s.173

” Kendi hayatımdaki iyiliğin ne olduğunu bilmeksizin, diğer canlıların hayatlarındaki iyiliğe ilişkin bir fikre sahip olmak benim için imkansızdır.  ” s.183

” Hayatı izah etmek için kendimizdeki hayatın anlamını bilmeksizin, dıştaki hayat biçimleri üzerinde incelemelerde bulunmak, elimizde bir merkez yokken daire çizmeye çalışmak gibidir. Daireyi çizebilmek için elimizde merkez kabul edilen sabit bir nokta olmalıdır. Yoksa, ortada bir merkez yokken, çizilen hangi şekil olursa olsuni hiçbir zaman daire adını alamaz. ” s.184

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir